Motivasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Motivasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Güne merhaba... Veee kilo vermedeki durgunluğumun analizi...





























Merhaba...
Yeni bir gün,
Yeni umutlar,
Yeni, yepyeni mutluluklar...
Zinde, enerjik, musmutlu bir gün bizi bekliyor...
Her zaman ki gibi öğle molası buradayım... Hayatı paylaşmaya...

Öğle molası ve ben buradayım. Yemek fena değildi. Şimdi biraz marul kemiriyorum. Ben bu süreçte bayağı bi marul tarlası tükettim, tüketiyorum herhal. Ha bir de maydanoz. Arkadaşlar dalga geçiyor "Hülya abla çiçek olarak eşin akşam bir demet maydanoz getirsin yeter" diyorlar. Hakikaten onuda çok yiyorum la ben...


Kuzucuğum hasta. Pek iştahsızdı akşam.Gerçi
yemekte yumurtalı ıspanak vardı. Yememek için ayak yapıyor mu falan dedim. Zorla da olsa bitirdi ıspanağını. Meyve vs. yemedi. Sana tatlı bişeyler yapayım dedim. Kabul etmedi. Erkenden de yattı. Gece sık sık üstünü değiştirdik. Terliyor soğuk soğuk. İlaç, neyin verdim ama aklım onda...
Şimdi okulda...
Grip salgınından bizde nasibimizi alacağız galiba. Neyse akşama çıkar kokusu. Şimdilik okuldan bi arayan olmadı...




Diyetimizin özüne gelelim, pardon maratonumuzun...
İş yerinde başka birimlerde çalışan arkadaşlar beni tanıyamıyorlar. Geçen gün odadaki arkadaşlar öncesinde çekildiğimiz bi resmi bulup çıkardılar. Before- after yaptık. Ağzımız açık kaldı resmen. Takdir, alkış vs. bi dolu. Benimse içimde fırtınalar kopuyo haberleri yok tabii...





Efendim akşama bu kıtlık sendromu nedir? Neler yapılmalı? Onu münazara edelim diyorum. Malum gündem belli. Benim hafta sonu gayretim benden 600-700 gr. kaybettirdi ama günlük planıda ayarlamak, bi düzen vermek lazım. Her zaman öyle sporu nasıl yapacan ??? Sevgi, Şule destekleriniz için sağolun...
Bu süreci atlatmanın, bi çıkış yolu bulamanın çabasındasıyım... Haberiniz ola...





Akşama görüşürüz. Şimdi sıcacık bi yeşil çay içeyim. Keyfim olsun... Size de keyifli günler...

..............................................................


Döndüm arkadaşlarım,

Önce Elif'ten haber vereyim. Maşallah iyi. Okulda seviye ölçümü için sınav yapmışlardı. Derece yapmış, başarı belgesi almış. Benden "Anne yaş pastası" istedi. Bende onu yaptım. Afiyetle yedi, yedik... Bu sebeple biraz geç gelebildim bloga.
Biliyor musunuz biz her zararlı şeyin yerine Anne'sini koyduk. Anne yaş pastası, Anne cipsi vs. Tek, tek yazacağım size. Hepsini...

Şimdi gelelim benim öyküme...
Hava puslu, ben umutlu... Şimdi yaşadığım süreci tanımlayalım, yol haritamı çizelim...

Kilo vermedeki durağanlığım için düşündüklerim;

Yaşadığım sürecin psikolojik boyutunda,
Benim yakın zamanda 31 Aralık 2013 için 69 kg'yi çok istemem. Ulaşamadıkça kaygılanmam. Tabii buna Kasım sonu- Aralık başı yediğim hurmalar vicdanımı tırmalar durumları sebep oldu. Ve bende kaygı* başladı. Hedefime çok rahat ulaşabilecekken düzenimi bozmam, kendi topuğuma sıkmam beni kaygıya itti. Korkmuştum...Kaygılandıkça stres yaptım. Stres yaptıkça uykusuzluk oldu. Zaten sabahları erken kalkıyorum. Gecede geç yatınca uykusuz kaldım. Bu bir kısır döngüye dönüştü. Kaygı bu sebeple iyi gelmedi bana... Maalesef durum bu idi... ( Geçmiş zaman fiiline dikkat çekmek istiyorum )

* Kilo verememek ile ilgili hiç bir zaman kaygım olmamıştı benim. Emeğimi hiç esirgemedim bu konuda kendimden. Harbi iyi çabalıyordum ve kilolarda rahat gidiyordu benden. Sorunum koruyamamaktı benim. Tecrübeyle sabitledim ben öğretilerimi hep. Hemde maalesef bir çok defa. Ama akıllandım diyorum kendime bu defa. Bu sebeple yorgun bu cadının sıfatı. Biline. Bir ara detaylı anlatırım.


Beslenme boyutunda ise,
Geriye dönük yaptığım analizde size önceden bahsettiğim ve etkisini ciddi derecede 3-5 gün hissettiğim ve hala o doygunluk hissini oturtamadığım dışarıda aç kaldığım sadece bir gece var... Maalesef...

Onun dışında 3 ana öğün, 4 ara öğün besleniyorum ben. Dengeli, çeşitli, düzenli, sık sık...
Sıvı alımım gayet iyi.


Spor boyutunda ise,
Sporda çeşitlilik yapamıyorum ben. Maalesef...

Yürüyorum. Her gün...  Yapmış olduğum sporun şekline ve düzenine bünyem alışmış olabilir.



Çözüm içinse,
Psikolojik olarak, kendimi şu birkaç gündür rahatlattığımı söyleyebilirim. Moral depoladım. Zaten yapı itibariyle öyle çabuk yıkılan bir insan değilimdir.  Sabırla, disiplin içerisinde bu süreci atlatacağım. Kendime inanıyorum. Tartılma* konusundaki fikirlerimi bilenler bilir fakat bu süreçte emektar tartımı yok ediyorum. Ve 69 kg için konulan ödüller yarın tez elden alınıyor...

*tartılma konusunu ayrıca didikleriz bir ara. şimdi gündem başka...

Beslenme açısından, bu hafta sonu Elif için diyetisyen randevumuz var. Sevgili diyetisyenimizin uzmanlığına çok güveniyorum ben. Ondan destek alabilirim. Makul bir ara verebilirim. Ufak değişiklikler yapılabilir. Uzmana danışmak lazım... Günlük suyuma artı olarak bitki çaylarını artırdım yakın zamanda...

Spor açısından ise, saatini, dozunu, şeklini değiştirebilirim.


Ve dualarınız...
Birbirimize dua edelim.

Gayret bizden, başarı Allah'tan...

Çabalarsak, elbet Rabbim verecektir. En sağlıklısından lütfen... Hepimize...


*Benim aklıma gelen ve yaptıklarım bunlar... Önerileriniz varsa memnuniyetle kabul ederim.
Teşekkür ederim... Desteğiniz için...
 





























...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puanları:



1. Şule...











*Ben sporu yaparım demiştim fakat sonra bugüncük ara verdim.







13 Ocak 2014 Pazartesi

Hafta başı...

























Uykulara doyamadan hafta başı geldi. İşler, güçler yoğunuz bugün. Pazartesi sendromunu ataraktan haftaya güzel bi giriş yapalım. Sporun tadına varalım...

Sevgili Terazi'nin öğretisiyle yorumları yandaki sütuna toplayabildim sonunda. İlk başta becerememiştim. Hafta sonu yaparım demiştim kendime. Yapabildim nihayet. Zor mu, kolay mı bilemedim hala bu blog olaylarını. Eğlenceli ama.
Yapamasaydım arkadaşımın bahaneyle kapısını çalacaktım fakat maalesef oldu :(((

Devamı gelecek, şu işleri yoluna koyayım, öğlen buradayım...


Geldim arkadaşlarım...
Evet ben spor olarak yoğun bir haftadan çıktım. 15-20 gündür tartının bana bi gıdım bile aşağıda bir rakam vermemesinden. Birde galiba 69'u çok istediğimden. Çünkü kendime ödüller koymuştum 69 için.

Peki neydi bu uzamanın sebebi...

Önce bu rakamı 2013 bitmeden istemiştim ki... Bir ara grup dağıldı. Bende bu dağılmadan nasibimi almıştım. Kopmamıştım ama rabıtayı da  şaşırmıştım. Bir ara dizim sakatlanmış sporu yerli yerinde yapamamıştım. İçimdeki kararlılığı sevgili kızımın bitmeyen kilo problemine yönlendirdim bende. Bildiğiniz üzere Elif'in diyet macerası başladı. Fakaaat onun düzeniyle, benimkini ilk etapta uyuşturamadım bi türlü. Zaten bu denizde kendimi zor yüzdürüyordum Elif'le yüzmek beni biraz aşağı çekti. Bu dalgalanmalı zamanlarda da ( sevgili İnce belli'nin) boşanıp semerini yemişliğim oldu  bir kaç kez... Sonrasında toparlandım, düzenleri oturtum ama bünye sarsılmış, değişmişti işte...

Ve birde kıtlık sendromu var tabi ki o ayrıca bir konu...


Sevgili Şule "sabır", Sevgi ise " bu bir uzun maraton" diyorlar. Ne iyi de ediyorlar. Bu iki kelime bana o kadar iyi geliyor ki...
Ama iyiyim...
Ne yapılması gerekiyorsa yapıyorum...
Umutluyum...
Çaba bizden, başarı Allah'tan diyorum...
Ve maratonu içime sindiriyorum...
O çok istediğim ödülleri de tez elden alıyorum kendime.
Hak ediyorum ben...
Hak ettim zaten...


İyi ki hep beraberiz...
Bu birliktelik iyi geliyor bana...
Umarım size de iyi geliyordur...

Akşam için not: Şu alımlı kedicik beni akşam akşam acayip motive etti şimdi. Motive olacak yer arıyorum resmen ama fıstık gibi yahu... Ben spora kaçar arkadaşlar...



Mucize'm burada hayatı paylaşmayı ilke edindik. Sadece sporu değil... (* Mucize'min blogundaki notuna cevaptır.)



Bekliyorum canlar spor haberlerinizi yada sadece haberlerinizi.



...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puanları:



1. Endamya...










2. Şule...


















12 Ocak 2014 Pazar

"Plato" da neymiş ???





























Evet dün çok agresiftim. Neden bilmiyorum... Belki magnezyum eksikliğidir bile dedim kendime. Nedensiz agresiflik yapar. Ölçülü kuru yemiş yiyorum. Muz, ceviz, fıstık yiyemiyorum ki en baş kaynakları magnezyumun. Bunlara karşı alerjim var maalesef. Neyse bi tahlil yaptırıp bakmak lazım...

Neydi bu öfkemin sebebi...
Kocabey mi ?
Hem kendi düzenim için, hemde Elif'in düzeni için çabalamam mıydı?
Yoksa 15-20 gündür benim emektar tartının bana hiç bir eksilme göstermemesi miydi?
Bide üstüne üstlük arada artıyordu bile o rakam...
Hormonlarım vücuduma bu kadar yeter mi demişti. Tatil mi vermişti, ben bu kadar çabalarken... Yerim ben onun tatilini. Hem de çatur, çutur...
Şaka bi yana ben bu zaman zarfında hiç ama hiç yoldan çıkmamıştım. Sporu ise en iyi şekillerde yapmıştım. Daha ne yapabilirdim ki. Bi kere fiziğe aykırıydı yaşadıklarım. Günlük harcadığım kalorinin altında kalori alıyor, sporda yapıyordum. Suyu gayet güzel tüketiyordum. Daha ne olsun...

Sadece bir akşam dışarı çıkmıştık. Plansız bir şekilde uzadı. Yanımdaki atıştırmalıklar yetmedi zahir. Düzeni bozmayayım dedim. Birazda atıştırmalıklara güvenmiştim fakat benim düzen biraz şaştı. Eve geldiğimde bayağı halsizleşmiştim. Yemeği hemen yedim ama. Benim çok sevgili beynim emirler yağdırmış hücrelerime. Kıtlığa girdik demiş. Yağları stoklayın demiş... Yapılır mı bu beyincik bana. Yapılmaz...


Neydi peki çözümler...

Kocabey için yapılacak bişey yoktu şuan. Sonuçta herkes kendini düzeltebiliyor ancak...

Elif ve benim düzenler için ise, bu böyle gidecek sevgili bünyem. Tempocuğunu ve planlarını buna göre ayarlaki canımız sonrasında sıkılmasın... Bu yolculukta beraberiz...


Ve tek düzeltilebilir gördüğüm "plato" gözümde küçülüverdi birden. Daha önceden araştırma yapmıştım zaten. Sürecin adı az çok belli olunca. Yemek düzeninde değişiklik yapın, sporun dozunu ayarlayın vs. diyordu...

Eee beyincik  el mi yaman, bey mi ???
Yemek düzenini ilk başta değiştirmek biraz riskli geldi.
Bende zaten kocabeye kızmışım, çıktım benim emektar düldüle. Kaslarım kıvamında. Eklemler açılmış. Plato da neymiş, o emirler alan hücrelerimi mecbur bıraktım yagcıklarımı yakmaya... Tabiri caizse asfaltın anasını ağlattım. Elif'te benle yaptı. Kenarcığımda oda kendi hareketlerini bir bir sıraladı... Bitirdiğimizde kaslarım taşlaşmıştı resmen...Sabah dedim ne halde olurum ben...

Bir süt içip, duş ve sonrasında sevgili kocabeyim de evde olmadığından kuzucuğumla sarılıp uyuduk. İnanın kafamı bir yastığa koyduğumu hatırlıyorum bir de sabah gözümü açtığımı. Sabah vücudum ve kaslarım iyidi. Sadece sanki soğukta kalmış gibi hafif bir tutulma vardı üzerimde. Sanki ısınsam geçecekti. Ve tabi susamıştım. Önce bir güzel suyumu içtim. Sonra sütümü ve kayısımı. Vücudumu en güzel yeniden sporla ısıtırım diye hin bir düşüncenin ardından taktım kulaklığımı, çıktım benim emektar düldüle.  Yavaş bir tarzda yaptım sabah sporumu. Bir iyi geldi ki sormayın...

"Plato" yu geçtim efendim, yamaçlardan aşağı ufka bakıyorum...
Yorgunum diyorum kendime...
Yorgunsun cadıcık...
Ama güçlüsün de...
Güçlüyüm...


























...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puanları:



1. Endamya...










2. En tatlı cadı Elif...










3. Şule...
















7 Ocak 2014 Salı

Kilo vermek bir sıkı yönetim halidir...




Kim ne derse desin biz diyet yapıyoruz arkadaşlar. Ruhumuz buna direnç gösterdiği müddetçe, uygulamak için çaba, enerji sarf ettiğimiz müddetçe bunun adı diyet !!! Kimse kelime oyunu yapmasın, kusura da bakmasın...
Taki ne zaman normal bişey olur biliyor musunuz yaşadıklarımız? Biz eski beslenme alışkanlıklarımızı bırakır, yaptığımız doğruları içselleştiririz, o zaman...
En sağlıklısından sponlaştırırz yediklerimizi, içtiklerimizi, miktarlarını... İşte o zaman bitmiştir bu öykü...
Öncesinde yaptığımız normal değil diki çabasız bir şekilde kurtulalım bu fazlalıklardan...

O vakte kadar diyet bunun adı... Diyet !!!
Ve diyet sıkı yönetim halini gerektirir. İtidal havasında yapmak lazımdır...
Şayet sonuç almak istiyorsak, ellerimiz bomboş kalmasın, emeklerimiz havaya uçup gitmesin diyorsak, kabullenelim  bunu ve öyle yola çıkalım...
Yoksa iki ileri, bir geri... Bir ileri, iki geri...
Hatta başladığımızdan da ötede buluveririz kendimizi...

Sıkı yönetim idaresinde, kılı kırk yararak, süreci sonuna kadar tamamlayarak başlamak gerek yolculuğa...
Kafadan daha kendimize abartı haklar, molalar, tatiller sunarak değil...

Kilo vermek sıkı yönetim işidir... İtidal hali...

Aman zormuş diyerek, iki gün sonra bırakılacak diyetler bize kaybettirir. Kilolarımızı değil ama...
Umutlarımızı, kendimize güvenimizi, enerjimizi...



Olmak isteğimiz benleri şekillendirdik kafamızda az, çok...
Hayaller kurduk...
Sözler verdik, en içteninden...
Dualar ettik, yürekten...
Birlik olduk, dayandık birbirimize...
2014'e hedeflerle girdik...
Bu hedeflere ulaşmanın programını yaptık, puan tabloları oluşturduk kendimize...



Ama bu hedeflere ulaşmak için yaptığımız planları uygularken edineceğimiz düstur SIKIYÖNETİM HALİ...
Öyle geniş geniş davranmak bu oyunu bozar...
Nefsimizin türlü hilelerine kanmak, kendimizi rahatlatmak yok...

Ben buna inanır size de bunu tavsiye ederim arkadaşlarım...
Buna evet demiyorsak kendimizi de üzmeyelim derim...
Molaları atalım kafamızdan...
Vicdani muhasebemizin alıcı ayarlarını buna göre ayarlayalım ki normalin bi tık altı olmasın yaşadığımız süreç...
Adam gibi diyet yapalım işte...
Prensipli olalım...


Haaa bunu derken de vur dedim, öldür demedim. Sadece yola çıkarken prensiplerimizin bir tanesinin altını çizmek istedim...

Bakış açımız netleşsin, yolculuğumuz da karşımıza çıkacak tuzaklara avuntu bulmayalım...
Tuzak olduğunu bilelim...

Bu iş böyle yapılır deyip, yumruğumuzu masaya vuralım...






Anladınız siz ;)))




Sporseverler bekliyorum haberlerinizi...
Ve tabi ki hedef pusulanınızı...



...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puan tablosu:


1. Endamya...











2. Sevgi...











3. Şule...
















6 Ocak 2014 Pazartesi

Karar vermek...




Bir başlangıcın ilk noktası...
Söz vermek !!!
Kendine...
Ve ne olursa olsun dönmemek sözünden...
Kendine olan sevginden, değer vermenden...

Karar vermek özeldir,
Karar vermek iyi gelir,
Mutluluk verir,
Motive eder...

Kendimizi severiz bu sayede...
Değer görürüz hayatımızda...


2014'e belli konuların farkındalığında girdik ki FARKETMEK, çözümün temeli... Bu farkındalıkla pusula oluşturduk kendimize. Hedefler konuldu en güzelinden... İstekler sıralandı... Birlikteliğin gücüyle ( ki buna yürekten inananlardanım ) sizden de 2014 hedef pusulası bekliyorum bu hafta... Olmak istediğimiz benler için... Kendimiz için... Sadece kendimiz için...



























Biz karar verdik. Kızım ile ben...
Gerçekten yapılması gerekeni yapmaya...
Zorunda olduğumuz için değil,
İstediğimiz için,
Karar verdiğimiz için...
Daha iyi olana kadar devam etmek için HAZIR MISINIZ ???

Bekliyorum haberlerinizi...


...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puan tablosu:



1. Ömür...










2. Şule...










3. Sevgi...










4. En tatlı cadı Elif...










5. Endamya...
















3 Ocak 2014 Cuma

Spor için logo...



Artık blogumun Spor için bir logosu var! Nasıl mı? Çoğumuz anne ve küçük cadılara güzel davranış kazandırma ile ilgili  'tabloya yıldız, gülen yüz vs. koyma' stratejisini muhakkak yapmışınızdır. Ben yapmıştım... İşe yaradı mı? Eskisinden daha iyi oldu her zaman...

Şimdi ise büyük cadıya bir logo lazım, sağlıklı bir şekilde yaşaması için...
Sporu en güzelinden içselleştirmesi için....
Gerçi şimdilik benim düldülün üstünde geçirdiğim zaman bana keyif veriyor ama biz etkileşim olarak donanımlanalım. Fazla mal göz çıkarmaz dimi...



İşte blogumuzun logosu bu minik, güler yüzlü kedicik... Yapılması gerekeni yaptığı içinde huzurlu... Musmutlu... Sağlıklı...



Bol bol kedi puanlı günler geçirmemiz ve sağlıkla yaşamamız dilekleriyle...

Ne diyeyim kedimiz bol olsun....





* Günlük programı artık cumartesi yazarım olur mu? Yarın...



...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puan tablosu:



1. Nagişim...










2. Ömür...










3. En talı cadı Elif...










4. Endamya...










5. Şule...










Benim küçük cadı  " Anne, bende yaptım sporumu. Benim adım burada niye yok" deyince hemencecik listeye kızımın da adını ekledim... Sekiz yaşındadır kendisi...

Bakalım yarın ki tablomuz da kimler olacak... Bu kedicikler musmutlu, haberiniz ola...








2 Ocak 2014 Perşembe

Bu blogda neden bu kadar kedicik var???



Bu gün bir önceki yazıda belirttiğim gibi çok yoğun bir gündü. Değil bloga bakmak, kafamı bile kaldıramadım. Sadece bir ara mail gönderirken sevgili Ömür'ün yorumunu yayınlayıp, cevaplayabildim. Ama, ama bütün gün kafamda yazacağım konulara nereden başlasam diye planlar yapıp durdum.


Bahsetmek istediğim bir nokta bu blogda neden bu kadar kedi olduğu...
Kedileri çok ama çok sevdiğimden değil...
Tabi ki hayvanları seviyorum...
Ama kendimde ve çevremde gözlemlediğim olgulardan biri hayatla mücadele ederken hırsımızı yemekten almamız. Yani  psikolojik açlık...

Kendimize yaşamın bin bir türlü hali olduğunu, biraz zaman ve sabırla taşların yerine oturacağını, kendimizi hırpalamamızın kimseye bir faydasının olmadığını kabullendiremeyişimizin artçısı psikolojik açlık...

Bende nacizane bir ikonumuz olsun istedim. Hepimizin...



Kendini her zorluktan korumasını bilen, yapılması gerekeni fıtratıyla en doğalından yapan, hep dört ayağının üstüne düşen kediler...

Hayvancağız bilmem kaçıncı kattan düşüyor "ay ben şimdi ne yapacağım" demiyor. “Nasıl düştüm ben bu çukura” ya da “kim itti beni”.

Karşısına çıkan olumsuzluğa rağmen olayı doğal akışına bırakıyor ve felaha ulaşıyor…



Evet, biz de önümüze bir taş geldiğinde kendimizi paralayıp çözümü buzdolabında çikolata yoklarken aramayalım. Hırsla kavanozun dibini bulmayalım... Lokmalarımızdan çıkarmayalım öfkemizi, hüznümüzü… Bile bile yapmayalım bunu…

Hayat zaten bizi o kadarda tınmıyor. Bırakacağı durakta indiriveriyor valla. Bizse yolculukta kendimize ettiğimizle kalıyoruz.  Eee o zaman varacağımız yere zaten varacaksak yolculukta kendimizi niye bu kadar paralıyoruz ki... Sonra da vah efendim güzelliğim gitti, ah sağlığım diyoruz...
 
Zaten bu bir kısır döngü. Yedikçe dibe düşüyorsun, battıkça yiyorsun...

Neyse psikoloji bizi aşar…

Hayatın girdaplı yollarından geçerken nasıl bir duruş sergilememizi hatırlatacak kedicikler bize ;)))

Burada olma maksatları ve anlamı budur efendim…






...............................................................................................................................................................................................................................


Günün kedi puan tablosu:



1. Şule...










2. En tatlı cadı Elif...










3. Endamya...











* Yarın günlük programımı paylaşacağım. İnşAllah...






31 Aralık 2013 Salı

2013'ün veda resmi... 2014'de ise pusulamız belli...








Söz veriyorum kendime... Çabalayacağım...
Sağlığıma, güzelliğime kavuşana kadar KARARLIYIM...
Pusulam belli.
İlk durak 64,
Sonraki 59,
Ve en güzelinden 57...
57 - 59 aralığında sürdüreceğim yaşamımı...
Şayet hamilelik planlarımı hayata geçirmeye karar verirsem de 54 ile başlayacağım bu yolculuğa...
Ve hamilelik hariç, 6'lı rakamlar bir daha gözükmeyecek benim emektar tartıda...
Hamilelikte ise 7'li rakamlar olmayacak hayatımda...
En fazla 64 -69 ile doğum...
10-15 kg'lik bir opsiyon gayet sağlıklı...
Doğumdan sonrada beklemeden mini bir programla tekrar 57-59'a inilecek...
Planlamak başarmanın yarısıdır diyelim. Çünkü çoktan yola çıkmıştık zaten biz. Çok da yol katetti bu yorgun ama güçlü cadı...
108'den geldi buralara...
Kademe, kademe...
Yol arkadaşlarıyla... Hedef 2014 grubu ile çok yol aldık...
Terazi, Ömür, Mucize, Skinny, İnce belli, Fitiz, Burcu, Gülüş, Nagişim, Sibel, Sinem ve en tabi ki Şule ile...
Bilmezsiniz siz biz neler yaptık neler...
Daha da neler yapacağız...
Ben inanıyorum KENDİME ve YOL ARKADAŞLARIMA...
Söz veriyorum...
ENDAMYA olarak... ( buçuğuyuz işte şimdilik idare ediverin ; )
ENDAMYA olunacak...
İnşAllah...






Güle Güle 2013... Hoş geldin en güzelinden 2014!



Yeni yılda ;
Ailemle,
Sevdiklerimle beraber,
Bana huzur verenlerle,
Daha çok yerler gezmek,
Daha çok spor yapmak,
Daha sağlıklı beslenmek,
Daha çok okumak, 
Daha çok öğrenmek,
Bol bol alış- veriş yapmak,
Huzurlu, 
Musmutlu,
Sağlıklı,
Bir yıl istiyorum ALLAH'ım... Hepimize...
Lütfennn......